Afganistan ve Pakistan arasındaki sınır gerilimi, karşılıklı askeri operasyonlar ve ağır misilleme saldırılarıyla tırmanırken; Durand Hattı boyunca stratejik askeri noktaların el değiştirdiği ve can kayıplarının arttığı bildiriliyor
Güney Asya’nın kronikleşen sınır sorunu olan Durand Hattı, Afganistan ve Pakistan orduları arasında patlak veren şiddetli çatışmalarla yeniden dünya gündemine oturdu. Pakistan’ın geçtiğimiz günlerde "terör kamplarını" hedef aldığını öne sürerek gerçekleştirdiği hava saldırılarına, Kabil yönetiminden beklenen kapsamlı misilleme geldi. Afganistan yönetimi, sınır hattı boyunca geniş çaplı bir askeri harekat başlattığını duyururken, her iki taraftan gelen karşılıklı iddialar bölgedeki gerilimin topyekün bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
AFGANİSTAN’DAN DURAND HATTI BOYUNCA GENİŞ OPERASYON
Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, sosyal medya üzerinden yaptığı resmi açıklamada, Pakistan’ın saldırılarına sessiz kalınmayacağını belirterek sınır hattında büyük bir operasyonun düğmesine basıldığını duyurdu. Mücahid, iki ülke sınırı olarak kabul edilen Durand Hattı boyunca Pakistan’a ait askeri tesislerin hedef alındığını ve bu operasyonların Pakistan'ın son dönemdeki saldırgan tutumuna doğrudan bir yanıt olduğunu vurguladı.
Mücahid’in paylaştığı verilere göre, Afgan güçleri şu ana kadar Pakistan ordusunun kontrolünde bulunan 15 askeri noktayı ele geçirdiğini iddia etti. Çatışmaların şiddetine dair detaylar paylaşan sözcü, Pakistan tarafında çok sayıda askerin öldürüldüğünü, bazı askeri unsurların ise sağ olarak ele geçirildiğini ileri sürdü. Afganistan Savunma Bakanlığı da Khost, Paktia ve Nuristan gibi kritik sınır bölgelerinde operasyonların aralıksız sürdüğünü teyit ederek, saha hakimiyetinin Afgan güçlerine geçtiğini savundu.
PAKİSTAN: "TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ KORUYACAĞIZ"
Pakistan kanadından gelen yanıt ise gecikmedi. Pakistan Enformasyon Bakanlığı, Afganistan’ın sınır hattındaki birçok noktaya eş zamanlı olarak ateş açtığını doğrularken, bu saldırılara "derhal ve etkili" şekilde karşılık verildiğini açıkladı. Pakistan ordusu, açılan karşı ateşle Afganistan tarafında ciddi can kayıpları yaşandığını ve çok sayıda askeri teçhizatın imha edildiğini iddia etti.
İslamabad yönetimi, yaşanan bu gelişmeleri bir egemenlik meselesi olarak tanımlayarak, ülkenin toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak adına her türlü tedbirin alınacağını kararlılıkla yineledi. Pakistan İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Talal Chaudhry, daha önce düzenlenen saldırılarda yaklaşık 70 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtmiş, bu operasyonların hedefinin sadece Pakistan’ın iç güvenliğini tehdit eden unsurlar olduğunu savunmuştu.
KRİZİN PERDE ARKASI: KARŞILIKLI NOTALAR VE SİVİL KAYIPLAR
İki ülke arasındaki gerginlik, Pakistan’ın geçtiğimiz günlerde Afganistan topraklarında "terör kampı" olarak nitelediği 7 noktayı vurmasıyla zirveye ulaşmıştı. Bu saldırıların ardından Afganistan Kızılayı, aralarında sivillerin de bulunduğu 18 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuş, Kabil yönetimi ise bu durumu "ölçüsüz bir saldırı" olarak nitelendirmişti. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan’ın Kabil Büyükelçisini makamına çağırarak sert bir protesto notası iletmiş ve "uygun zamanda uygun yanıtın verileceğini" ilan etmişti.
Bugün yaşanan geniş çaplı operasyonlar, Kabil’in o gün verdiği "ölçülü yanıt" sözünün sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor. Pakistan tarafı ise ülkesinde meydana gelen son bombalı saldırıların sorumluluğunu Afganistan topraklarındaki gruplara yükleyerek operasyonlarını meşrulaştırmaya çalışıyor.
BÖLGESEL GÜVENLİK VE DURAND HATTI’NIN GELECEĞİ
1893 yılında çizilen ve Afganistan tarafından resmi bir sınır olarak hiçbir zaman tam anlamıyla tanınmayan Durand Hattı, bugün iki nükleer güç arasında olmasa da, ağır silahlarla donatılmış iki ordu arasında kanlı bir tampon bölgeye dönüşmüş durumda. Sınırın her iki tarafındaki köyler çatışmalar nedeniyle boşaltılırken, uluslararası toplumun bu tırmanışa karşı nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu.
Askeri uzmanlar, 15 noktanın el değiştirdiği iddiasının doğru olması durumunda, bunun son yılların en büyük sınır değişimi ve askeri başarısı olabileceğini vurguluyor. Ancak her iki ülkenin de iç siyasi ve ekonomik zorluklarla boğuştuğu bu dönemde, sınırda yaşanacak uzun süreli bir yıpratma savaşı, hem Kabil hem de İslamabad için ağır bedeller doğurabilir. Bölgedeki gelişmeler, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların tamamen kapanıp kapanmayacağını belirleyecek kritik bir eşikte bulunuyor.
Yorumlar