Güney Kıbrıs'ta Paskalya kutlamaları sırasında Türk ve KKTC bayraklarının yakılması Lefkoşa'yı ayağa kaldırdı. Meclis Başkanı Öztürkler ve Bakan Ertuğruloğlu'ndan zehir zemberek açıklamalar!
Güney Kıbrıs'ta düzenlenen Paskalya kutlamaları sırasında Türk ve KKTC bayraklarının yakılmasına tepki gösteren KKTC devlet yönetimi, yaşanan skandalı "kabul edilemez bir provokasyon" ve "faşist bir eylem" olarak nitelendirdi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) sınırları içerisinde gerçekleştirilen Paskalya Bayramı kutlamaları, diplomatik bir krize ve büyük bir infiale yol açtı. Kutlamalar sırasında Türk bayrağı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayrağı ve eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın fotoğraflarının yakılması, Lefkoşa yönetimini harekete geçirdi. KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yaptıkları sert açıklamalarla Rum tarafındaki bu provokatif eylemleri kınarken, yaşananların Ada’daki çözüm arayışlarına ağır bir darbe vurduğunu vurguladılar.
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kutsal değerlere ve devlet sembollerine yönelik saldırıyı "kabul edilemez" olarak tanımladı. Rum tarafındaki hakim zihniyetin tarihsel köklerine işaret eden Öztürkler, EOKA’nın kanlı mirasının terör ve katliamlarla dolu olduğunu hatırlattı.
Öztürkler, "Bu mirası sahiplenmek geleceğe değil, geçmişin karanlığına tutunmaktır" diyerek Rum yönetimine tepki gösterdi. Ayrıca Rum lideri Nikos Hristodulidis ve Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'un son dönemdeki açıklamalarının nefret dilini körüklediğini belirten Öztürkler, bu tür yaklaşımların barışçıl bir geleceğe hizmet etmediğinin altını çizdi.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da yaşananları "faşist bir eylem" olarak nitelendirerek en sert tepkiyi gösteren isimlerden biri oldu. Bayrağa yapılan her saldırının doğrudan Türk milletine yapılmış sayıldığını ifade eden Ertuğruloğlu, bu tür hadsizliklere müsamaha gösterilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Ertuğruloğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Türk bayrağına uzanan her hadsiz el, milletin ortak iradesine çarpacaktır. Kıbrıs Türk'ü, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de kutsalını korumakta kararlıdır ve buna muktedirdir. Kutsal değerlerimize yönelik hiçbir saldırı karşılıksız kalmayacaktır."
Söz konusu çirkin saldırıya daha önce Başbakan Ünal Üstel de tepki göstermiş, KKTC hükümeti provokasyona karşı tek ses olmuştu. Lefkoşa'daki siyasi çevreler, Rum tarafında kilise ve siyasi liderlik kanalıyla pompalanan Türk karşıtlığının, sokağa bu tür yakıcı eylemler olarak yansıdığına dikkat çekiyor.
Özellikle eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın hedef alınması, Rum tarafındaki şovenist odakların Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden duyduğu rahatsızlığın bir dışa vurumu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür olayların Ada’daki iki halk arasındaki güven bunalımını daha da derinleştirdiğine vurgu yapıyor.
Yorumlar