Japonya’nın geleneksel tedarikçilerinde yaşanan fiyat artışları ve krizler, Türk kanatlı sektörü için kapıları araladı. 3,8 milyar dolarlık pazarın detayları haberimizde.
Dünyanın en büyük kanatlı ürün ithalatçıları arasında yer alan Japonya’da, geleneksel tedarikçilerin fiyat artırması ve artan tedarik riskleri yeni bir dönemin kapısını araladı. Yıllık 1 milyon tonun üzerindeki tavuk eti ithalatıyla küresel pazarın en büyük aktörlerinden biri olan Japonya'nın alternatif tedarikçi arayışı, üretim kapasitesi ve kalite standartları yüksek olan Türk kanatlı sektörü için tarihi bir fırsat oluşturdu.
Tavuk but eti ve işlenmiş ürünlerde dışa bağımlı olan Japon pazarı, ihtiyacının büyük kısmını Brezilya'dan karşılıyordu. Ancak son dönemde Brezilya'da yaşanan arz ve fiyat sorunlarının yanı sıra ülkede görülen kuş gribi vakaları, Japonya'nın arz güvenliği endişelerini en üst seviyeye çıkardı.
İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Yönetim Kurulu Üyesi Müjdat Sezer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Japonya'da tavuk butunun ton fiyatının son bir yılda 2 bin 200 - 2 bin 400 dolardan 3 bin 400 dolara kadar yükseldiğini belirtti.
Türkiye'nin Japonya'ya ilk kanatlı eti ihracatını 2018 yılında gerçekleştirdiğini anımsatan Sezer, süreç içinde her iki ülkeden de kaynaklanan bazı kesintiler yaşandığını ifade etti. Sezer, "Geçmişte kuş gribi gibi nedenlerle Japonya'nın Türkiye'den alımı durdurduğu dönemler oldu. Sonrasında pazar tekrar açıldı ancak bu kez bizim tarafımızda bir engel çıktı. Şubat ayında kanatlı eti ihracatı genel olarak tüm ülkelere durduruldu. Bu tür geçici yasaklar, uzun vadede Japonya gibi kazanılması zor ama prestijli pazarlarda güvenilirlik ve pazar kaybına yol açabiliyor" diyerek iç piyasadaki kısıtlamaların etkisine dikkat çekti.
Japonya'nın gıda ithalatında dünyanın en seçici ve zorlu pazarlarından biri olduğunu vurgulayan Sezer, Türk kanatlı sektörünün Avrupa Birliği (AB) standartlarına uygun üretim tesisleri ve yüksek biyogüvenlik önlemleri sayesinde bu zorlu pazara hitap edebilecek güçte olduğunu söyledi.
Geleneksel tedarikçilerin maliyet baskısıyla fiyat yükseltmesinin Türkiye için bir fırsat penceresi açtığını belirten Sezer, şöyle devam etti:
"Bu ülkenin yeni tedarikçi arayışı, ihracatın önündeki kısıtlamalar kaldırılırsa sektörümüz için büyük fırsat teşkil eder. Japonya için sadece bir alternatif değil, kalıcı bir stratejik ortak olmayı hedefliyoruz. Bu fırsatı iyi değerlendirirsek, ihracat kısıtlamalarının da kaldırılması halinde önümüzdeki senelerde bölgedeki ihracat rakamlarımızı rekor seviyeye ulaştırabiliriz."

Japonya'nın yıllık toplam kanatlı ürünleri ithalatının 3,8 milyar dolar civarında olduğunu kaydeden İSHİB Yönetim Kurulu Üyesi Müjdat Sezer, Türkiye olarak özellikle yüksek katma değerli ileri işlenmiş ürünlerin ihracatını artırmayı hedeflediklerini aktardı.
Japonya’nın çiğ ve dondurulmuş tavuk eti ithalatının yıllık 1,4 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve bu tutarın büyük kısmının dondurulmuş but ile göğüs etine harcandığını ifade eden Sezer, pazarın röntgenini şu verilerle paylaştı:
"İşlenmiş, hazır kanatlı ürünleri pazarı ise çok daha yüksek katma değerli olup, yıllık 2,35 milyar dolar düzeyinde. Brezilya, Japonya'da çiğ ve dondurulmuş et tedarikinde lider konumunda ve bu ülkeye tek başına 850-900 milyon dolar tutarında ihracat yapıyor. Japonya, Ticaret Bakanlığımızın 'Uzak Ülkeler Stratejisi' kapsamında öncelikli hedef pazarlar arasında yer alıyor. Tavuk ihracatının açılması durumunda, pazar payımızı kısa vadede iki katına çıkarmak için çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle yüksek katma değerli ileri işlenmiş ürünlerimizle bu pazarda kalıcı olmak adına yüz yüze iletişimi tercih eden Japon iş insanlarına yönelik fuarlar düzenlemek, ticaret ve alım heyetleri organize etmek son derece kritik bir önem taşıyor."
Yorumlar