BM Genel Sekreteri Guterres, İran’a yönelik askeri müdahalenin kontrol edilemez bir olaylar zincirini tetikleyebileceği uyarısında bulunarak, ABD ve İsrail’in saldırılarını uluslararası hukuk nezdinde sert bir dille kınadı
Dünya siyasetinin kalbi Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde atarken, Genel Sekreter Antonio Guterres, bölgedeki son askeri hareketliliği değerlendirmek üzere "Orta Doğu’da Durum" başlıklı acil oturumda tarihi bir konuşma yaptı. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği ve bölgenin yangın yerine döndüğü bu kritik süreçte Guterres, küresel aktörleri uçurumun kenarından dönmeye çağırdı. Genel Sekreter, diplomatik çabaların yerini füzelerin ve uçakların aldığı bir ortamda, uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden birini açıkça ilan etti: "Öngörülemez bir bölgesel kaos."
Guterres, kürsüden yaptığı hitapta, ABD ve İsrail tarafından İran topraklarına düzenlenen geniş çaplı askeri operasyonları, BM Şartı’na ve uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırı bularak doğrudan kınadı. Saldırıların sadece İran’ı değil, küresel barışın temellerini de sarstığını savunan Genel Sekreter, askerî müdahale kararının alınış biçimi ve uygulanışının dünyayı daha güvensiz bir yer haline getirdiğinin altını çizdi. Konuşmasında sık sık "istikrar" vurgusu yapan Guterres, diplomatik nezaket sınırlarını zorlayan bir kararlılıkla askeri tırmanışın durdurulması gerektiğini savundu.
KONTROL EDİLEMEYEN OLAYLAR ZİNCİRİ RİSKİ
Genel Sekreter’in konuşmasındaki en çarpıcı bölüm, askeri müdahalenin olası sonuçlarına dair yaptığı distopik uyarıydı. Guterres, İran’a yönelik bu saldırıların, "dünyanın en istikrarsız bölgesinde kimsenin kontrol edemeyeceği bir olaylar zincirini" başlatma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Bu uyarısıyla, bölgesel bir çatışmanın hızla küresel bir savaşa evrilebileceği riskine dikkat çeken Guterres, askerî stratejilerin kağıt üzerinde kusursuz görünse de sahada "yanlış hesaplama" riskinin hiç olmadığı kadar yüksek olduğunu belirtti.
Bölgedeki askeri faaliyetlerin coğrafi olarak hızla yayıldığını ve bu yayılmanın öngörülemezliği artırdığını dile getiren Guterres, modern savaşların doğası gereği bir kez başladıktan sonra durdurulmasının imkansız hale gelebileceğini hatırlattı. Orta Doğu’daki hassas mezhepsel ve siyasi dengelerin bu tür bir müdahale ile tamamen altüst olabileceği endişesini taşıyan Genel Sekreter, uluslararası toplumu bu "kontrol edilemezlik" riskine karşı uyanık olmaya çağırdı.
BÖLGESEL MİSİLLEME VE GENİŞLEYEN ÇATIŞMA HATTI
Antonio Guterres, sadece ABD ve İsrail’in saldırılarını değil, aynı zamanda İran’ın bu operasyonlara cevaben gerçekleştirdiği misilleme saldırılarını da gündemine aldı. İran’ın karşı saldırılarının hedefinde olan Bahreyn, Irak, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik hamleleri de kınayan Guterres, çatışmanın sınırları aşan boyutundan derin endişe duyduğunu ifade etti. Genel Sekreter, bölgedeki birçok ülkenin bu gerilimin içine çekilmesinin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik "ciddi bir tehdit" oluşturduğunu söyledi.
Bu açıklamalar, BM’nin çatışmada taraf tutmaktan ziyade, şiddetin her türlüsüne ve yayılmasına karşı duran bir pozisyonda olduğunu gösterdi. Guterres’e göre, bir tarafın saldırısının diğer bir tarafın hukuksuz misillemesiyle yanıt bulması, sadece bölgesel bir yıkımı beslemekten başka bir amaca hizmet etmiyor. Bölge genelinde askeri faaliyetlerin hızlanmasının yarattığı istikrarsızlık, Genel Sekreter tarafından "uluslararası sistemin bir sınavı" olarak nitelendirildi.
HEBA EDİLEN DİPLOMASİ VE NÜKLEER MÜZAKERE ÇAĞRISI
BM Genel Sekreteri’nin konuşmasında en büyük hayal kırıklığı, diplomasi kanallarının saldırı öncesi kapandığına dair gözlemleriydi. Özellikle ABD ve İran arasında yürütülen üçüncü tur dolaylı görüşmelerin hemen ardından gelen askeri operasyonlar için "Bu diplomasi fırsatının heba edilmiş olmasından derin üzüntü duyuyorum" diyen Guterres, diyalog masasının devrilmesinin faturasının ağır olacağını belirtti. Uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde barışçıl yolların dışındaki her tercihin bir "mağlubiyet" olduğunu savundu.
Guterres, konuşmasının sonunda somut bir çözüm yolu önererek tüm taraflara acil bir çağrı yaptı: "Derhal müzakere masasına dönün." Özellikle İran’ın nükleer programı konusundaki belirsizliğin ve gerginliğin ancak diplomatik müzakerelerle çözülebileceğini yineleyen Genel Sekreter, askeri yöntemlerin nükleer tehdidi ortadan kaldırmak yerine daha da körükleyebileceği uyarısında bulundu. Düşmanlıkların derhal sona erdirilmesi ve gerilimin azaltılması için BM’nin her türlü kolaylaştırıcı rolü üstlenmeye hazır olduğunu belirten Guterres, "Daha fazla tırmanmayı önlemek için her şey yapılmalıdır" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Yorumlar