Advert
Advert

"Gaz Sancısı" Deyip Geçmeyin! Vücudunuzun Verdiği Bu 5 Sinyal Yumurtalık Kanseri Habercisi Olabilir

Yumurtalık kanseri sessizce ilerliyor! Karın şişkinliği ve erken doyma hissini hafife almayın. Prof. Dr. Murat Öz, hayat kurtaran erken teşhis yöntemlerini ve akıllı ilaç tedavilerini anlattı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Reklam

Yumurtalık kanserinin jinekolojik kanserler arasında en yüksek ölüm oranına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Öz, karın şişkinliği ve erken doyma gibi geçiştirilen belirtilere karşı kadınları uyardı.


Kadın sağlığını tehdit eden en sinsi hastalıklardan biri olan yumurtalık kanseri, 8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Farkındalık Günü kapsamında yeniden gündeme geldi. Belirtilerinin hazımsızlık ve gaz sancısı gibi günlük rahatsızlıklarla karıştırılması nedeniyle genellikle ileri evrelerde teşhis edilebilen bu hastalık, jinekolojik kanserler içinde "en riskli" grupta yer alıyor. Uzmanlar, vücudun verdiği küçük sinyallerin kalıcı hale gelmesi durumunda zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.

JİNEKOLOJİK KANSERLERDE EN YÜKSEK ÖLÜM ORANI

Memorial Ankara Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Öz, yumurtalık kanserinin dünyada kadınlar arasında en sık görülen 8. kanser türü olduğunu ifade etti. Hastalığın yaşam boyu görülme riskinin yüzde 1-1,5 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Öz, özellikle menopoz sonrası 55-60 yaş aralığının en riskli dönem olduğunu vurguladı. Genetik yatkınlığın, özellikle BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarının en önemli risk faktörü olduğunu dile getiren Öz, aile öyküsü olan kadınların çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.

BU BELİRTİLERİ "GAZ SANCIIDIR" DEYİP GEÇMEYİN

Hastalığın rahim ağzı veya meme kanseri gibi etkili bir tarama programı bulunmadığını hatırlatan Prof. Dr. Öz, tanı sürecinde hastanın kendi vücudunu gözlemlemesinin hayati olduğunu söyledi. Erken evrelerde sessiz ilerleyen kanserin, ileri aşamalarda şu belirtilerle kendini gösterdiğine dikkat çekti:

  • Sürekli ve artan karın şişkinliği,

  • Yemek yerken normalden çok daha erken doyma hissi ve iştahsızlık,

  • Alt karın ve kasık bölgesinde baskı veya ağrı,

  • İdrara çıkma alışkanlıklarında ani değişiklikler,

  • Açıklanamayan kilo kayıpları ve kronik yorgunluk.

TANI VE TEDAVİDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM

Yumurtalık kanseri tanısının tek bir testle konulamayacağını ifade eden Prof. Dr. Öz; transvajinal ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve CA-125 tümör belirteçlerinin tanıya yardımcı olduğunu, kesin tanının ise cerrahi sonrası patolojik inceleme ile netleştiğini belirtti. Tedavi sürecinde jinekolojik onkoloji, medikal onkoloji ve radyoloji gibi branşların birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımın şart olduğunu vurgulayan Öz, cerrahinin tedavinin temel taşı olduğunu, birçok vakada kemoterapi ile desteklendiğini ekledi.

AKILLI İLAÇLAR VE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLER

Tıptaki gelişmelerin yumurtalık kanseri tedavisinde yeni kapılar açtığını belirten Prof. Dr. Öz, yeni nesil yöntemler hakkında şu bilgileri verdi: "Uygun hastalarda hedefe yönelik akıllı tedavi ajanları kullanıma girmiştir. Özellikle 'PARP inhibitörleri' ve 'bevacizumab' gibi ajanlar, tümör hücrelerini seçici olarak hedef alarak tedavi başarısını artırmaktadır. Ayrıca seçilmiş olgularda cerrahi sırasında batın içerisine uygulanan sıcak kemoterapi (HİPEK) de önemli bir seçenektir."

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Hastalığın erken fark edilmesi durumunda 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 90’lara çıktığını, ancak ileri evrelerde bu oranın yüzde 30’lara kadar gerilediğini söyleyen Prof. Dr. Öz, farkındalığın önemine dikkat çekti. Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı ve emzirmenin koruyucu etkileri olduğunu belirten Öz, yüksek riskli gruptaki kadınlarda aile planlaması tamamlandıktan sonra tüplerin ve yumurtalıkların cerrahi olarak alınmasının en etkili korunma yöntemi olduğunu ifade etti.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar