Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda bölgedeki gerilimden İstiklal Marşı'nın ruhuna kadar tarihi mesajlar verdi. İran'a yönelik saldırılar için diplomasi çağrısında bulunan Erdoğan, emeklilere bayram müjdesini duyururken, dijital platformlarda çocukları koruyacak yeni yasa teklifinin detaylarını paylaştı. Peki, Türkiye'nin 'oyun kurucu' rolü ve yeni dönem stratejileri neler?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem bölgesel çatışmalara hem de İstiklal Marşı'nın önemine vurgu yaparak, Türkiye'nin barış ve istikrar arayışını bir kez daha dünyaya ilan etti. Özellikle İran'a yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulunan Erdoğan, dijitalleşen dünyada çocukların korunması için atılacak adımları da kamuoyuyla paylaştı.
İSTİKLAL MARŞI: MİLLİ MUTABAKATIN SESİ
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yarın 105. yıl dönümü idrak edilecek olan İstiklal Marşı'nın kabul sürecine ve derin manasına geniş yer ayırdı. İstiklal Marşı'nı sadece bir şiir değil, aynı zamanda milli mutabakat metni ve bağımsızlık beyannamesi olarak tanımlayan Erdoğan, merhum Mehmet Akif Ersoy'un bu eseri kaleme aldığı dönemin ahvalini, "vatan topraklarının kara bulutlarla kaplandığı, Eskişehir’in sükutunun ve Ankara’nın istilasının gün meselesi olduğu" zorlu günler olarak tarif etti.
Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Meclis Başkanı sıfatıyla o tarihi günlerde İstiklal Marşı için "Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır" dediğini hatırlatarak, Türk milletinin hürriyetine hiçbir gücün dokunamayacağının altını çizdi. Konuşmasında, İstiklal Marşı'nın "Korkma" hitabıyla başlamasının Hazreti Ebubekir'in hicret yolculuğundaki teslimiyetinden ilham aldığını belirten Erdoğan, "Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi.
MEZHEPÇİLİK TUZAĞINA KARŞI UYARI
Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birini, son dönemde sosyal medyada körüklenen mezhep temelli ayrıştırıcı söylemlere ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kurucu kodlarının ve milletin inanç değerlerinin hedef alındığına dikkat çekti. Erdoğan, "Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz" diyerek ırk, mezhep ve köken ayrımını kesin bir dille reddetti.
"Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam" ifadelerini kullanan Erdoğan, Hazreti Ali'den Hazreti Ömer'e, Hazreti Aişe'den Hazreti Zeynep'e kadar tüm değerlerin ortak miras olduğunu vurguladı. Mezhepçi tartışmaların 13-14 asır öncesine dayanan yapay meseleler olduğunu belirten Erdoğan, bu tartışmaların zamanlamasının tesadüfi olmadığını ve "Siyonist katliam şebekesinin, elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa" gelinmemesi gerektiğini ifade etti.
BÖLGESEL KRİZLER VE DİPLOMASİ ÇAĞRISI
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin çok sert ve net mesajlar veren Erdoğan, savaşın büyümeden durdurulması gerektiğini belirtti. Bölgenin yeniden kan ve barut kokusuyla kaplanmasına neden olan yanlış hesapların, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturacağını kaydeden Erdoğan, "Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür" diyerek, bugüne kadar 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve silahların susması için girişimlerini sabırla sürdürdüklerini açıkladı.
Türkiye'nin çevresindeki krizlere duyarsız kalan bir ülke olmadığını, aksine "risk alan, sorumluluk üstlenen ve elini taşın altına koyan" bir devlet olduklarını belirten Erdoğan, Türkiye'nin edilgen konumdan çıkarak bölgesinde bir "oyun kurucu" rolüne geçtiğini vurguladı. "Türkiye'ye el uzatanın eli yanar" diyen Cumhurbaşkanı, hiçbir ülkenin toprak bütünlüğünde gözlerinin olmadığını ancak egemenliğe kastedenlere "hodri meydan" demekten de çekinmeyeceklerini yineledi.
DİJİTAL DÜNYADA ÇOCUKLARIMIZI KORUMA PROJESİ
Konuşmasının eğitim ve gençlik odaklı kısmında, dijitalleşmenin hem avantajları hem de riskleri üzerinde duran Erdoğan, özellikle çocukların şiddet, müstehcenlik ve istismar gibi içeriklere kolay erişiminin "kabul edilemez" olduğunu ifade etti. TÜİK verilerine dayanarak 6-15 yaş arasındaki çocukların büyük bir kısmının sosyal medyayı aktif kullandığını ve ciddi bir ekran bağımlılığı sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirten Erdoğan, dijital güvenliği merkeze alan yeni bir yasal düzenlemenin sinyalini verdi.
Meclise sunulan yasa teklifi ile sosyal medya platformlarına "gerçek ve güvenilir yaş doğrulama" zorunluluğu getirmeyi hedeflediklerini belirten Erdoğan, amacın çocukları teknolojiden koparmak değil, onları dijital dünyanın tehlikelerinden koruyarak bilinçli bireyler olarak yetiştirmek olduğunu dile getirdi.
EMEKLİLERE BAYRAM ÖNCESİ MÜJDE
Ekonomi ve sosyal devlet anlayışı çerçevesinde emeklilere yönelik de müjdeler veren Erdoğan, bayram ikramiyelerinin her zaman olduğu gibi bayram öncesinde hesaplara yatırılacağını, ayrıca mart ayı emekli maaşlarının da öne çekilerek 14 Mart tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağını duyurdu. Bu hamlenin, emeklilerin bayram hazırlıklarını daha rahat yapabilmeleri için bir destek niteliğinde olduğunu belirtti.
TÜRKİYE'NİN KARARLILIK VİZYONU
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması, Türkiye'nin iç cephesini güçlendiren, terörle mücadelesinden savunma sanayi atılımlarına kadar her alanda caydırıcılığını artırmış bir Türkiye portresi çizdi. "Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar" vurgusuyla, devletin hukukuna can pahasına sahip çıkılacağı vurgulanan konuşma, aynı zamanda Türkiye'nin barış yanlısı dış politikasının "adalet ve huzur" ekseninde şekillendiğini bir kez daha dünyaya ilan etmiş oldu.
Grup toplantısının sonunda, Meclis çalışmalarında milletvekillerine başarılar dileyen ve İslam aleminin Kadir Gecesi ile Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, gazetecilerin sorularını da kısa ancak net ifadelerle yanıtladı. İran ile yürütülen diplomatik temaslara dair "Gerekli mesajı aldılar mı?" sorusuna verdiği "İnşallah" yanıtı, Türkiye'nin bölgesel barış için gösterdiği diplomatik çabanın devam edeceğinin bir göstergesi oldu.
Bu toplantı, Türkiye'nin hem kendi iç huzurunu koruma hem de bölgesel krizlerde "denklem kurucu" bir aktör olarak varlığını sürdürme kararlılığını yansıtan önemli bir devlet vizyonu belgesi niteliği taşımaktadır. Erdoğan, konuşmasını tamamlarken vatan topraklarında "bin yıldır olduğu gibi kıyamete kadar hür yaşama" ülküsünü bir kez daha yineleyerek, devletin temel kodlarının ve milli ruhun her türlü saldırıya karşı korunacağının altını çizdi.
Yorumlar